Yükselen Haberleşme Hızımız ve Gelişen Türkçemiz

“Delikanlılık”, Özgürlük”, “Bağımsızlık” gençliğin vazgeçilmezi.!

Giyim – kuşam, yemek – içmek herbir seçeneğin özgün olmasını önemseyen gençlik modası ile birlikteyiz.

“Özgünlük”, elektronik cihazların marka ve modeli hatta şahsi ayarlarına kadar genç arkadaşlar tarafından hayli önemseniyor.

Tercihlerdeki seçenekler adeta kimliğe ait “ kısa mesajlara” dönüşüyor.

Bir önceki yazımda “Değerler Eğitimleri”ne değindim bu defa gençlik enerjisi ile teknolojik sür’ate ayak uyduran tercihlere değinmek istiyorum.

Giyim – kuşam, yiyecek – içecek tercihlerinin  zamanla değişime uğraması tabiidir.

Gelişimini hayranlıkla izlediğimiz haberleşme teknolojisi  ve insanlığın hizmetine  kazandırdığı sür’at her geçen gün artıyor. Elektronik mektuplar ve hızlı mesajların çeşitleri ve nitelikleri aynı hızla artış gösterdi.

Toplumun bu tür yenilikleri nerede, nasıl, ne kadar kullandığı hakkında her gün birçok yazı kaleme alınıyor, hep aynı çaresiz yakarışları ve nitelikli Türkçe beklentilerini  okuyor ve dinliyoruz.

250-300 kelime ile Türkçe okuma-yazmayı becerdiği iddia edilen genç kuşak Türkçe sever müntekidlerin hedefinde. Aslında haksızda değiller.

Bu 300 kelimenin ne kadarı, sosyal, ne kadarı kültürel, ne kadarı siyasi, ne kadarı san’at ile ilgili kelime paylarına sahip.!?

300 kelime ile konuşan, 3000 (üç bin) kelime ile düşünemez.

 Ünlü düşünürlerin “ne düşünüyorsanız ‘O’sunuz” dediği gibi “ne kadar düşünüyorsanız o kadarsınız”

Kelime dağarcığımızın genişliğinde görme-işitme-hissetme dairesine sahibiz.

Diğer kadimî kültürlere kıyasla bu derece dar çerçeveye sıkışan günlük konuşma dilimiz üzerinde sosyo-kültürel, sosyo-politik tesirleri tek tek analiz etmekte fayda var,  ilerde bu konular üzerinde birlikte değerlendirmeler yapabiliriz.

Çok az okuyan, ezberci branş eğitimine teslim genç nesil, hızlanan iletişim cihazları ile gündemi yakalamak yarışının sür’ati ile konuşma dilinin zavallı durumuna aldırış etmiyor.

Öğrenim, eğitim, eğlence ve alışkanlıklar… çok sınırlı sözcüklerle neredeyse “kuş dili” ile düşünen, yazan, konuşan grupların türemesi kaçınılmaz oluyor.

Dert varsa dermanda bulunur, bin yıllık medeniyet sahipsiz değil elbette, her geçen gün beliren yeni sıkıntılar beraberinde yeni fırsatları da getiriyor. “İhtiyacının farkında olan fırsatları ıskalamaz” dR(+)

Genç arkadaşlar;

Günün modası “Özgün ” ferdi olmak.! En yeni ve çok seçenekli olana sahip olmak tutkunluğu, duygu-düşünce-ifade etme istidadı dışa dönük materyeller üzerinden vücut buluyor(bu konu hayli uzun tartışma konusudur).

Sizlere bir teklifim var; Devlet büyüklerimiz, toplumun ihtiyaçları üzerinden yeni gelişim fırsat alanları açıyor.

Yeni gelişim fırsat alanlarından birini çok önemsiyorum, bu fırsat ile 250-300 kelimelik  “kuş dili” çemberini aşmak mümkün. Sosyal, kültürel, san’at, estetik ve düşünce kimliğinizi yepyeni ve eğlenceli öğrenmeler ile geliştirebilirsiniz.

Daha nitelikli irtibat kurabilir, duygu ve düşünce aleminizi çok daha anlaşılabilir ve estetik  ifade edebilir, daha anlamlı ilişkiler tesis edebilirsiniz. Kuş dili ile onlarca imlasız sözcüğü mesaj gönderme cihazlarına sığdırmak için uğraşmak yerine birkaç kelime ile nitelikli erdemli cümleler kurabilirsiniz.

Dikkat çekmek istediğim husus “OSMANLI TÜRKÇESİ” ile okuma ve yazabilme yeteneğini kazanmaktır.

Son 100 yıldır yazılmış ilginizi çeken konular üzerinden arşivleri tarayabilirsiniz. Yeni alfabeye çevrilmiş o yılların Türkçesi dahi sizi etki alanına alacaktır. Eskimeyen alfabe ile Türkçe okumak ve yazmak birkaç günlük uğraş ile mümkün. Son iki yıldır gönüllü eğitmenler MEB Halk Eğitimi Merkezlerinde yüzbinlere Osmanlı Türkçesi Okuma-Yazma öğretiyorlar.

Yeni öğrenmeler ile muhtemelen nitelikli iletişim açlığınızı bastıramayacaksınız ve 1000 yıllık kültür ile buluşmak üzere OSMANLI TÜRKÇESİ OKUYUP YAZMAYI TAHSİL EDECEKSİNİZ.

Bu zengin, enfes hazineyi keşfetmek ve elde etmek isteğinize matuf okuma-yazma öğrenme materyalleri kamunun da desteği ile şimdi heryerde. Osmanlı Türkçesini geliştirmek kelime öğrenme ile doğru orantılı olduğu hatırdan çıkmamalı.   

Öğrenmeye birlikte devam edeceğiz, bu satırları kaleme alırken güzelim Türkçe ile ifade etmek hakkında kendiminde ne çok ihtiyaçlarım olduğunu fark ettim. Öğrenciliğin nihayeti yok. Öğrenerek gelişeceğiz.

Please follow and like us:

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Social media & sharing icons powered by UltimatelySocial
Facebook
LinkedIn
Instagram